Lazerle Horlama Tedavisi

Horlama Nedir

Horlama ve uyku apnesi yaşam kalitemizi etkileyen bir rahatsızlıktır .Uyku düzenimizi bozduğu için uzun donemde kalp büyümesi , yüksek tansiyon ve erken damansa neden olabilir .Uyku sırasında geniz , yumuşak damak ve küçük dilin oluşturduğu anatomik dokular nefes alıp verirken gevşer , üst üste biner ve titreşmeye baslar, bu titreşim horlamaya dönüşür . Bunun dışında burun eğrilikleri ve geniz etleri de horlama yapabilir.

Tedavide amaç üst solunum yollarındaki bu dokularda gevşeme ve bunun sonucu olarak da havanın o bölgeden geçerken çıkardığı istenmeyen sesi engellemek amacıyla gevşeyen dokuları sıkılaştırıcı veya ortadan kaldırıcı tedavi uygulamaktır. Endüstriyel toplumlarda giderek artan bir sağlık sorunu olan uyku apnesi ve horlama, hareket etmeyen, oturan ve kilo alan insanlarda kolaylıkla ortaya çıkar. Özellikle boynu kısa ve kalın olan, alt çenesi geride olan, bademcikleri iri olan, yumuşsak damağı ya da küçük dili sarkık olan, burunda tıkanıklığa neden olabilecek kıkırdak eğriliği ya da eti büyümesi olan insanlarda ortaya çıkar. Yani hava yolu daraldıkça uyku apnesi ortaya çıkar.

Horlamanın Zararları
Horlama ve uyku apnesine bağlı olarak uyku esnasında ataklar halinde kan oksijeni azalır, stress hormonları artar ve geçici tansiyon yükslmeleri ortaya çıkar. Bu durumda genellikle insülin depoları geceleyin boşalır. Yani vücudumuz sanki bir savaşa giriyor gibi metabolik etkilenme ortaya çıkar. Kısa sürede ciddi sağlık sorunlarına neden olamas da; özellikle şiddetli uyku apnesi sendromu olan hastalarda tedavi verilmediğinde, hipertansiyon ya da kalp hastalığı ortaya çıkması olasılığı çok yüksektir. Uyku apnesi olmadan sadece horlama mevcutsa, bu riskler çok daha düşüktür.

Horlama Tedavisi Fiyatları
Horlama tedavisinde, yapılan ameliyat ve tedavi işlemlerine göre ve hastane şartlarına göre fiyatlar değişmektedir. Sadece yumuşak damağa yönelik yapılan germe, radyofrekans ile serteştirme, pillar implant uygulaması yanında; eş zamanlı burun ameliyaları, bademcik ve küçük dil ameliyatları da yapılabilmektedir. Her hasta ayrı ayrı değerlendirilmeli ve hava yollarını tıkayan alanlar doğru bir şekilde değerlendirildikten sonra horlama tedavisi pilanlanmalıdır.

Son yıllarda yapılan çalışmalarda horlama ve uyku apnesi sendromu ne kadar erken tedavi edilirse, tedavi başarısının da o kadar yüksek olabileceği vurgulanmaktadır. Bekleyen hastalarda, kronik vibratuar doku travmasına bağlı oalrak, hava yollarını genişleten kasların sinirlerinin harap olduğu; (gırtlağı ve yutak bölgesini açan kasların felç olması durumu) gösterilmiştir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.